Bireysel emekli olmak mı, yoksa devlet sigortası ile emekli olmak mı, hangisi daha karlı ? Bu soruların cevabına herkes, ikisinden de emekli olmanın çok karlı olacağını düşünerek, ikisinden de emekli olmak cevabını verecektir.

Bireysel emeklilik gelişmiş ülkeler de uzun yıllardan beri süregelen bir sistem ve bireysel emeklilik fon şirketleri dünyanın en büyük şirketleri arasındadır. Bu şirketlerde piyasalara çok rahat bir şekilde yön verir. Siz ve sizin gibi milyonların oluşturduğu havuz para ile inanılmaz yüksek komisyon kazancı elde ederler. Ancak, sizde biriken fonunuz da ki miktarı istediğiniz yatırım araçlarına bölerek, burada biriken miktarınızı kazanca dönüştürebilirsiniz. Bir kısmını dövizde, bir kısmını hisse senetlerinde ve bir kısmını da sabit getirili devlet tahvillerinde değerlendirebilirsiniz.

Binlerce kişi gelişi güzel bireysel emeklilik şirketlerine aktarılıyor ve buna mecbur bırakılıyor. Ancak biriken emeklilik fonunuz hakkında size bilgi veren yok. O halde yukarıda anlattıklarımızı dikkate alarak, sizde bireysel emeklilik şirketinizden emeklilik birikimlerinizi istediğiniz gibi yönlendirebileceğiniz şifreleri isteyin. Ya da bu konunun takipçisi olun. Çünkü illede fona katılmak ve kalıcı olmak istiyorum diyorsanız, devletin vereceği katkıdan çok daha fazlasını; birikiminizi doğru şekilde yönlendirerek kazanabilirsiniz. Nasıl yönlendireceğinizi bilmiyorsanız, o zamanda fon yöneticinizin kim olduğunu öğrenerek, ondan size bu konu hakkında yardımcı olmasını isteyin. Eğer istediğiniz bilgiyi sağlamada ve birikimlerinizi yönlendirmede yeterli donanıma sahip olmadığını hissederseniz, kendinize daha iyi bir şirket bulun derim. Aksi takdirde birikimleriniz yerinde sayabilir.

Bireysel emeklilik sisteminde yapılan araştırmalara göre yaklaşık 8.000.000 emeklilik sözleşmesi bulunmaktadır. Bu sözleşmelerin toplam büyüklüğü ise yaklaşık 50 milyar TL’dir. Ancak yapılan araştırmalar emeklilik sözleşmelerinde bireylerin en fazla bir yıl kaldığını göstermektedir. Bu da aslında emeklilik sistemine insanların bilinçsizce ve farkında olmadan katıldığının bir göstergesidir. Çünkü birçok kişi bunun farkına varır varmaz sistemden çıkmaktadır. Bu da sistemde kalınan sürenin çok kısa olmasına neden olmaktadır. Bilinçsizce insanları bu sisteme sokan finans kuruluşlarına her hangi bir yaptırımın olmaması ise işin başka bir düşündürücü yanıdır. Sistemden ayrılanların da tekrar sisteme girme oranı yalnızca yüzde 10’dur.